Sanılanın aksine, bir ilişkide tutkuyu yeniden canlandırmak için köklü değişiklikler yapmaya gerek yoktur. Aslında mesele her şeyi değiştirmekten ziyade hayat rutininin durağanlaştırdığı ilişkinize yeniden bir hareket kazandırmaktır.

Aşk ilişkilerinin çoğunda çiftler arasındaki tutku bir anda sert bir düşüşle yok olmaz. Günlük hayatın temposu, yorgunluk ve üstlenmek durumunda kaldığımız roller yüzünden, aramızdaki tutku zamanla arka plana geçmeye başlar. Bir süre sonra birbirimizin sadece hayat yoldaşı, çocuklarımızın ebeveyni ve ev arkadaşına dönüşürüz. İlişkinin başında son derece baskın olan kadın ve erkek kimliğimiz ise yavaş yavaş kendini geri çeker. Tutkuyu canlandırmanın ilk adımı öncelikle bu yaşanan süreci kabullenmek ve birbirimize karşı anlayışlı olmaktır.

Tutku, oyunu sever. Her zamankinden daha uzun süren manalı bakışlar, nedensiz anlık dokunuşlar, birlikte geçirilen ve sadece anın kendisinden keyif alınan, bir amaç taşımayan doğal yaşanmışlıklar. İlla mükemmel bir akşam planlamanıza hiç gerek yok. Bazen tek yapmanız gereken, alıştığınız düzeni küçük dokunuşlarla yenilemektir. Rutininizi bölecek küçücük bir sürpriz bile bunun için yeterli olabilir. Tutku, her şeyin önceden belirlendiği anlarda değil, beklenmedik durumlarda canlanır, tazelenir ve güçlenir.

Birçok çift, her ne kadar aynı evde yaşasa da baş başa geçirdikleri anlar aslında kısıtlıdır. Çünkü insanların sürekli yapılacak işleri, görevleri, sorumlulukları ve programları varken, bunlar üzerine bir iletişim oluşmuşken, duygusal yakınlık kurmak öyle kolay değildir. Tutkuya yeniden hayat vermek, birbirinizi yeniden keşfedip, en baştan tanımaya çalışmakla mümkündür. Bir günlüğüne hayatın rutininden değil de  sadece sizi heyecanlandıran şeylerden konuşabilirsiniz. Bugün ya da geçmişte içinizi kıpırdatan ne varsa paylaşabilirsiniz.

Tutku her zaman da beyinde başlayacak diye bir kaide yoktur. Bazen önce bedeniniz hatırlar, sonra beyniniz onu takip eder. Daha fazla fiziksel temas kurmak, hiçbir beklenti olmadan kurulan bedensel yakınlık, bir performans beklentisine girmeden yaşanan doğaçlama bir tensellik… Bunların hepsi, kelimelerin yetmediği durumlarda aranızda yeni bir bağ kurmanın yollarıdır.

İlişkinin ilk günlerindeki tutkuyu birebir geri getirmeye çalışmak beyhude bir çabadır. İlk kez birleşen insanların heyecanını yıllar sonra da aynı seviyede yaşamayı ummak gerçekçi değildir. Çünkü arzu da zamanla değişir. Yaşanan deneyimler, hayatın farklı dönemleri ve ilişkinin geçirdiği evreler onu dönüştürür. Önemli olan geçmiştekinin aynısına dönmek değil; bugün size ait, daha olgun, daha bilerek ve daha derinlerde bir arzu biçimi inşa edebilmektir.

Gleeden buluşma platformu üyeleri arasında yapılan araştırmalar, birçok insanın başka arayışlara yönelmesinin temelinde sevgisizlik ve isteksizlik olmadığını ortaya koyuyor. Asıl sorun çoğu zaman, ilişkideki tutku bağını nasıl yeniden güçlendireceklerini bilememeleridir. Oysa tutku denen gerçeği yok saymak yerine, bunun geçirdiği evreleri anlamaya çalışmak, çiftlerin yeniden birbirine yaklaşmasını sağlamanın en temel gereksinimidir.

Tutkumuz yeniden canlansın diye karar vermekle olmaz. Bu duygular zamanla gelişir. Aceleye getirmekle ya da kendini baskılamakla olacak bir şey değildir. Her zaman yaptığının daha fazlasını yapmak yerine farklı bir şeyler yapmak gerekir. Daha az baskı, daha fazla anda kalmak, daha az beklenti duymak ve daha fazla merak etmek. Arzu zorlamaya gelmez, ona zaman ve alan tanımak gerekir.